Devlet BAHÇELİ kimdir?
Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğü’nden emekli olan bir uzak akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddiaların kanıtlarının artık elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİ’den YAHUDİ’ye kadar birçok soy karışımı olmuştu… Merakımı yenemedim ve adamla beraber evlerine gittim.
Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inanamayacaksınız.
‘Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksınız ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın’ dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.
Bir tomar silik fotokopi kâğıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi… Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.
DUYDUKLARIMA İNANAMIYORDUM
‘Bak evlat’ dedi, “Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.”
Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHP’nin tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam etti:
“Anne Samiye BAHÇELİ… Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT… Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye – Merkez nüfusuna kayıtlı.”
Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anneannesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?
Yaşlı adamın susacağı yoktu.
“Şimdi dedesine bakalım” dedi yaşlı adam:
“Ökkeş KIRIKKANAT: Halil-Emiş’ten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.”
“Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni dinle”
Ama benim sabrım kalmamıştı:
“Şimdi sıra babasının soy kütüğünü takip etmekte” diyerek alttaki kâğıdı çekti ve okumaya başladı:
“Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşe’den olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.
Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:
Yani babaannesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziye’den olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soy ismine rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.
Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhterem’den olma. 1958 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.
Ülker Hanım evlenince soy ismi ÇERÇİ oluyor.
Ve karışıklık başlıyor:
Lyudmyla ÇERÇİ: Nikola, Tatjana’dan olma. 1977 Osmaniye Merkez’e kayıtlı.”
İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİ’nin yeğenleri ERMENİ olamazdı, bunana inanmam çok zordu… Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.
“İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:
Nezahat SOYLU: Süleyman ve Fatma’dan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.
Nezahat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?”
Yaşlı adamın suratına “nerden bileceğim” sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı hazırdı:
“BOZDUĞAN… bak Nezehat BOZDUĞAN’ın kaydı işte burada:
Nezahat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941… İşte Osmaniye Merkez’deki nüfus kaydı.” Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı. Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya başladı:
“Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve Hilda’dan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?…”
Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine… Bunlar ancak Kemal DERVİŞ’in soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?
“Moda tabirle Devlet Bahçeli’nin kuzen çocukları bunlar delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!”
susmak bilmiyordu adam:
“Bu Catherine Hanım sonra Ufuk Bey’le evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları oldu. 2001 yılında hem de.” Altlardan bir kâğıt çekti.
“İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN. Ama ilk adı ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.”
Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:
“Hadi anne tarafının izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet Bahçeli’nin annesinin kızlık soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkez’deki akrabalarına bir bakalım.
İşte bak Süheyla Hanım mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemile’den olma 1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hatay’a aktarmış kaydı. Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanım’ın gerçek soy isminin HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere bakalım:
Guse Selis HIZAL; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez görünüyor ebeveyn.
Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fırat’ın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.”
Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp gülümsedi, ‘İnanmıyordun ama bak görüyorsun’ dedi. Kâğıtları bir tarafa bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.
“Bu HIZAL ailesinde Sabiha Hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam Müslüman gibi. Bak bakalım Sabiha Hanım’ın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!
Hadi şimdi bu Apiş’lerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak…
Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı.
Meryem Hanım’ın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.
MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı.
Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp Bahçeli’nin anne tarafının bir kolu olan BOZDUĞAN’lar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:
Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, Hatay-Merkez
Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı.
Evlilik filan değil üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.
Bak sen de gör:
Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.
Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin-Ömerli’ye kayıtlı.
İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak. Hülya Hanım’ın Cilt No’su: 2, Hane No’su: 81.
Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyleyeceğim sana, yine Mardin-Ömerli’den…
Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin-Ömerli kayıtlı.
Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE ALTUNDAĞ’lar yani..
İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİ’nin kökeni evlat!”
Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur Devlet BAHÇELİ’NİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???
ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!
Yine emekli nüfus memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli saatlerden sonra bu sefer beni güler yüzle karşıladı. Belli ki hazırlık yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:
“Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim. Amcakızına bakalım:
SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniye’den olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyli’ye kayıtlı.
Serpil hanım’ın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!
Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir bizi nereye çıkaracak:
AYŞE NEZİHE ÇANGA: Mustafa ve Fatma’dan olma, 1936 Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanım’ın esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmını çıkartıyorlar sadece ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN soy isimli kişi:
DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Aysel’den olma 1957 doğumlu. Adana-Kozan nüfusu.
ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKA’dan olma. 1959 yine Adana-Kozan.
AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ANDREA’dan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.
Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADALEİNE’den olma 1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.”
Yine beynim uyuşmuştu. Türkçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki isimler içimi ‘cız’ ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki. Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve ‘Bunlar daha ne ki hele bir dinle’ dedi. Devam etti:
“Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:
SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1986, Adana-Kozan..
RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADALEİNE’nin çocuğu. Adana-Kozan doğumlu 1980.
SELİNA SAKİNE MİLLER: Buna annesinin ismi de konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1992, Adan
Sevgili Ülküdaşlarım…
Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğü’nden emekli olan bir uzak akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddiaların kanıtlarının artık elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİ’den YAHUDİ’ye kadar birçok soy karışımı olmuştu… Merakımı yenemedim ve adamla beraber evlerine gittim.
Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inanamayacaksınız.
‘Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksınız ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın’ dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.
Bir tomar silik fotokopi kâğıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi… Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.
DUYDUKLARIMA İNANAMIYORDUM
‘Bak evlat’ dedi, “Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.”
Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHP’nin tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam etti:
“Anne Samiye BAHÇELİ… Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT… Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye – Merkez nüfusuna kayıtlı.”
Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anneannesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?
Yaşlı adamın susacağı yoktu.
“Şimdi dedesine bakalım” dedi yaşlı adam:
“Ökkeş KIRIKKANAT: Halil-Emiş’ten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.”
“Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni dinle”
Ama benim sabrım kalmamıştı:
“Şimdi sıra babasının soy kütüğünü takip etmekte” diyerek alttaki kâğıdı çekti ve okumaya başladı:
“Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşe’den olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.
Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:
Yani babaannesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziye’den olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soy ismine rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.
Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhterem’den olma. 1958 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.
Ülker Hanım evlenince soy ismi ÇERÇİ oluyor.
Ve karışıklık başlıyor:
Lyudmyla ÇERÇİ: Nikola, Tatjana’dan olma. 1977 Osmaniye Merkez’e kayıtlı.”
İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİ’nin yeğenleri ERMENİ olamazdı, bunana inanmam çok zordu… Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.
“İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:
Nezahat SOYLU: Süleyman ve Fatma’dan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.
Nezahat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?”
Yaşlı adamın suratına “nerden bileceğim” sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı hazırdı:
“BOZDUĞAN… bak Nezehat BOZDUĞAN’ın kaydı işte burada:
Nezahat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941… İşte Osmaniye Merkez’deki nüfus kaydı.” Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı. Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya başladı:
“Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve Hilda’dan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?…”
Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine… Bunlar ancak Kemal DERVİŞ’in soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?
“Moda tabirle Devlet Bahçeli’nin kuzen çocukları bunlar delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!”
susmak bilmiyordu adam:
“Bu Catherine Hanım sonra Ufuk Bey’le evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları oldu. 2001 yılında hem de.” Altlardan bir kâğıt çekti.
“İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN. Ama ilk adı ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.”
Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:
“Hadi anne tarafının izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet Bahçeli’nin annesinin kızlık soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkez’deki akrabalarına bir bakalım.
İşte bak Süheyla Hanım mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemile’den olma 1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hatay’a aktarmış kaydı. Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanım’ın gerçek soy isminin HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere bakalım:
Guse Selis HIZAL; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez görünüyor ebeveyn.
Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fırat’ın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.”
Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp gülümsedi, ‘İnanmıyordun ama bak görüyorsun’ dedi. Kâğıtları bir tarafa bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.
“Bu HIZAL ailesinde Sabiha Hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam Müslüman gibi. Bak bakalım Sabiha Hanım’ın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!
Hadi şimdi bu Apiş’lerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak…
Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı.
Meryem Hanım’ın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.
MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı.
Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp Bahçeli’nin anne tarafının bir kolu olan BOZDUĞAN’lar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:
Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, Hatay-Merkez
Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı.
Evlilik filan değil üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.
Bak sen de gör:
Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.
Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin-Ömerli’ye kayıtlı.
İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak. Hülya Hanım’ın Cilt No’su: 2, Hane No’su: 81.
Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyleyeceğim sana, yine Mardin-Ömerli’den…
Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin-Ömerli kayıtlı.
Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE ALTUNDAĞ’lar yani..
İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİ’nin kökeni evlat!”
Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur Devlet BAHÇELİ’NİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???
ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!
Yine emekli nüfus memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli saatlerden sonra bu sefer beni güler yüzle karşıladı. Belli ki hazırlık yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:
“Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim. Amcakızına bakalım:
SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniye’den olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyli’ye kayıtlı.
Serpil hanım’ın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!
Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir bizi nereye çıkaracak:
AYŞE NEZİHE ÇANGA: Mustafa ve Fatma’dan olma, 1936 Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanım’ın esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmını çıkartıyorlar sadece ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN soy isimli kişi:
DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Aysel’den olma 1957 doğumlu. Adana-Kozan nüfusu.
ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKA’dan olma. 1959 yine Adana-Kozan.
AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ANDREA’dan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.
Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADALEİNE’den olma 1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.”
Yine beynim uyuşmuştu. Türkçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki isimler içimi ‘cız’ ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki. Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve ‘Bunlar daha ne ki hele bir dinle’ dedi. Devam etti:
“Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:
SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1986, Adana-Kozan..
RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADALEİNE’nin çocuğu. Adana-Kozan doğumlu 1980.
SELİNA SAKİNE MİLLER: Buna annesinin ismi de konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1992, Adan
http://www.milligorus-forum.com/forum/