Muhammed Uzunay | Türkiye Gerçekleri | Hayat,Bilim,Kültür,İnsan…

"Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz.Jiddu Krishnamurti

‘TÜRK GENÇLİĞİ’ Kategorisi için Arşiv

Türk Gençliği Çöküşe Gidiyor…

Yazan: muzunay Ağustos 10, 2008


Magazin diye sunulan rezilliklere aldanan, kontrolsüz hayatlara özenen gençler batakta. Çoğu 15’ine gelmeden enkaza dönüyor…

MAGAZİN programlarını izlemeyen var mı? Hangi kanalı açsanız onlarla karşılaşıyorsunuz, haberlere bile aynı magazinel tipler giriyorlar. Helin Avşar bu programların kraliçesi! Aşk yapıp, olay çıkartarak, sevişme mekânını tuvaletlere taşıyarak paraya para demiyor. Yunanlı Yorgo’yla öpüşmeleri, eşcinsel adasında yaşadıkları her gün karşımızda. Helin’in ne iş yaptığı belli değil, bir dönem “Modacıyım” diye gezindi, sonra şarkıcı olmaya kalkıştı, sonunda garip aşkların kızı oldu. Helin’i havaalanında gördüm, bütün gençler çevresindeydi, sorular soruyorlar, hatıra fotoğrafları çektiriyorlardı. Önemliydi; Çünkü ünlüydü. Zaten günümüzde ün yap da ne yolla yaparsan yap, kimse aldırmıyor. Helin’le bitmiyor magazinin işi, kim kiminle ne yapmış, kim kiminle aşk yaşamış, kim kime ne söylemiş, kim kiminle tartışmış bunları izliyoruz. Yetmiyor, ünsüz gençler de görülüyor. Bodrum’da, Antalya’da, Marmaris’te, Çeşme’de varla yok arası mayolarının sergilediği bedenleri, ellerinde içki şişeleriyle her türlü çılgınlığa yelken açan gençler bunlar… Umutları, ünlüler kervanına katılmak, bunu başarırlarsa bir üniversitede doktora yapmaktan çok sevinecekler, hem böyle bir dünyada eğitimi, doktorayı kim takar aklına!

Utanma duyguları körelmiş

Henüz ondörtlerinde-onbeşlerinde; ama yaşamın en çirkef alanının tam göbeğindeler. Hepsi birer Helin, hepsi birer magazin yıldızı. Görüntüleriyle ve yaşadıklarıyla gurur duyuyor, kimseden korkuları, çekinmeleri olmadığı, en önemlisi de utanma duygusunu kaybettikleri için de kameraların karşısına balıklama atlıyorlar. Bu ülkenin yasaları var. Küçük yaştakilere içki vermek yasak, ama kontrolsüz bir ülkede, yaş sorulmadan gece kulüplerine alınanlar, oralarda fütursuzca eğleniyorlar. Yaşananlara ne emniyet güçleri dikkat ediyor, ne de aileleri… Çok değil geçen sene Pınar Altuğ adında bir manken kendinden çok küçük, çocuk yaşta bir delikanlıyla yatak odası pozları veriyor, Bodrum koylarında aşk yaşadığını sıkılmadan anlatıyor, bol bol magazin medyasının ve paparazzilerin konusu oluyordu.

Aile: Kimlerle dans ettin?

Pek çok aileyle konuşuyorum, kızlarını merak etseler de özgür bırakacaklarmış, çağdaş dünyanın kuralı buymuş. Tatile giden onüç yaşındaki kızlar evlerine sabahları dönüyorlar, anne-baba da tepki göstermiyor, “Ne içtin, neden geciktin?” sözleri yerine “Kimleri gördün, kimlerle dans ettin?” sorularıyla açıyorlar kapıları. Ünlülerle olmak, onların yaşadıklarını yaşamak en geçerli yaşam tarzı olarak kabul edildiğinden, bunun dışına çıkmaları olanaksız! Magazin programları okul oldu, ülkeyi ve ahlâk anlayışını değiştirmenin yöntemi oldu, iyi-ahlâklı-bilgili gençlerin yerine hafif-dağınık-hızlı-seksi gençleri yetiştirmenin rehberi oldu.

Zenginle aşk yaşamamak ayıp

Ahlâk anlayışı değişince bu toprakların ayıpları da değişti. Yeni ayıplardan birkaçını sayayım isterseniz:

*Yazın Bodrum’a gidememek, lüks plajlarda sere serpe yatamamak

*Televizyonlarda her gece tanıtılan ünlü mekânlarda bir gece olsun geçirememek, ünlülerle bakışıp içki içememek.

*Selülitleriyle ünlü kişilerden birini bile göremeden geri dönmek

*Her yıl değişen, narlı, kolalı, tropikal meyveli kokteyllere uzak kalmak

*Zengin birini bulup aşk yaşayamamak

*Paparazzi programlarında tek karelik bir görüntüyle olsun yer alamamak

Geleceklerini yok ediyorlar

Zengin aileler yaz başında koşarak gittikleri yazlık mekânlarda çocuklarının ceplerine paraları doldurup onlara “en iyi hayatı (!)” yaşatmayı hedefliyorlar. İyi yaşamın içinde içki var, serbest aşk var, hatta uyuşturucu, extacy denilen cinsel isteği artıran haplar var. Ailelerin izniyle bu mekânlara gönderilen, yönlendirilen çocukların yaşları ne yazık ki onbeşi geçmiyor. Kızı da erkeği de henüz çocuk denecek kadar genç. Ve daha kötüsü, ekonomik durumu iyi olmayanlar, kendini geri kalmış hissedip, onlara özenenler, özentiyle kalmayıp kaçarak, yalanlara başvurarak bu yaşama balıklama dalanlar, geleceklerini yok edenler…

Ortadirek, göbeği açığa özeniyor

Dar gelirli ailelerin çocukları mutsuz. Yaşıtları Bodrum’da, Marmaris’te, Çeşme’de, Antalya’da sere serpe eğlenirken onlar tatil beldelerine gidemiyorlar. Yaz sıcağında ailelerinin dizinin dibinde oturmaya mahkûmlar! Ne tanga mayoları var, ne de selülitsiz bacaklarını sergileyecekleri lüks, ünlülerin kol gezdiği, bütün marifetlerini birlikte yaşayacakları renkli minderlerle dolu bir “beach”… Unutmaya çalışsalar, derslerine, ülke gerçeklerine yönelseler de nafile! Televizyon denilen canavar, ille de oraları gösteriyor. Gençlerin dünyayı umursamadan yaşadıklarını, maceranın kol gezdiği kulüplerdeki eğlenceleri, aşklarla üne kavuşulduğunu, dansla, tatlı hayatla kendilerinden nasıl geçtiklerini, hele giyimlerini… Çocuk bedenlerde, estetik ameliyatların izleri görülmüyor, onyedisinde göğüs büyütenler, kaşlarını kaldırtanlar, kalçalardaki yağlarını aldıranlar el üstünde. Bu ortamda sırtı kapalı bir giysiyle kimse dolaşmıyor, göbeği açık olmayanlar ayıplanıyor ve ünlü diye tanıtılan kocaman arabalı erkekler bu kızlara ilgi gösteriyorlar. O zaman diyorlar, neden ben değil de, onlar?

Ruhu satılmış programlar

Magazin programlarını izlerken aklıma yıllar öncesinde yayınlanan ve çıplakları sergileyen ucuz erkek dergileri geliyor. Onların amacı genç delikanlıları anlık ve yapay mutluluklara ulaştırmaktı. Şimdikiler daha tehlikeli. Yaşam biçimlerini değiştiriyor, yapamayanları geri kalmış sınıfına sokuyor, fakiri-genci tüm gençliğin aklını karıştırıyor. Televizyonlar ve magazin programları, gençlerin ve toplumun ruhlarını satın alan Mephisto gibi; geriye enkaz bırakıyorlar. Ama bunu ne anneler görebiliyor, ne de gençler. Çünkü bu dünyada düşene kimse bakmıyor, gözler yalnızca tepedekilerde…
Tercüman

Yazı kategorisi: Gençliğin Karın Ağrısı Durumu, TÜRK GENÇLİĞİ | Etiketler: | » yorum bırak;

Gençlik gerçek silah istiyor

Yazan: muzunay Ağustos 10, 2007

Gençlik gerçek silah istiyor

Gençlik gerçek silah istiyor
Kuru sıkı tabancalar oyuncak vitrinlerinde hem de ‘kampanyayla’ satılıyor. FOTOĞRAF: VAHAP ŞATIR

Şiddet olaylarında sıkça kullanılan kuru sıkı tabancalar, 25 YTL gibi ‘cazip’ bir fiyatla vitrinlerde. Satıcılar, ‘Artık gençlere bunları değil, gerçeğini istiyor’ diyor

26/03/2006 (2712 kişi okudu)

RADİKAL – İSTANBUL – Gençlerin kuru sıkı silahlarla suç işlemesinin engellenebilmesi için 18 yaşından küçüklere yasak getirilmesi planlanıyor, ancak satıcılar durumun ürpertici boyut olduğunu ortaya koydu: “Artık gerçek silah istiyor.”
İstanbul’un en kalabalık yerlerinden biri olan Sirkeci’de, Üsküdar İskelesi’nin sağ ve sol yanındaki dükkânların vitrinlerinde duran şeyler ‘oyuncak’ adı altında kurusıkı silahlar. Silahların altında fiyatları yazıyor: ‘Şok fiyat! Adler 9mm otomatik kuru sıkı tabanca 38 YTL’, ‘Şok fiyat! Class Mini 9mm otomatik kuru sıkı tabanca 35 YTL’. Silahların satıldığı mağazayı işleten Yılmaz Özyurt, 18 yaşını doldurmayanlara kesinlikle satış yapmadıklarını söylerken, “Yaklaşık 10 sene önce bu silahlar peynir ekmek gibi satılıyordu, artık eski satışlar yok” Artık gençler bu silahları almıyorlar, onlar eskidendi, şimdi gerçek silah almak istiyorlar. Kuru sıkı oyuncak gibi geliyor” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı taslağa göre, kuru sıkı tabancaların taşınması ve 18 yaşından küçüklere satılması yasaklanacak. Bu silahlar, ateşli silaha dönüştürülemeyhttp://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=182475ecek şekilde üretilecek.

(0) Yorum yaz! Baglanti

genç kızlara yapılması gereken nasihatLER

21/5/2007 | Kategori:SOSYAL GERCEKLER

GENC KIZLARA NASIHAT
Sevgili kizim!
Aslanin erkegide disiside ayni ismi tasir.Namus ve serefini korumak icin karsisina cikan dusmani parcalamak icin bir an bile tereddut etmez!
Demek ki erkek ve disi aslan serefi ugruna ,karekterinden ve hedefinden hic bir sey feda etmedigi icin aslini kaybetmiyor!
Cenabi Hak insanlara akil,idrak ve ilim gibi hasletler bahsetmistir.Boyle oldugu halde nefsani arzularinin esiri olanlar esastan birer ikiser feda ede ede surette benziyor ,sirette benzemiyorlar.

Sevgili kizim!
Aslan misali sen haslet ve iffetinden hic bir sey kaybetmezsen,kendine has olan serefi muhafaza edebilirsin.Eger boyle yapmazsan,kaybolup giden serefin izleri kalir.”Dayak izinden bere,dil izinden yara,dis izinden sara kalir.Butun mesele ahlakin uzerinde iz birakmamaktir.Bu izlerin neler oldugunu izah edelim:

1-Gencligin ve guzelliginin verdigi coskuyla ask hayati yasiyacam diye sakin mektuplasma!Cunku her mektup,ahlakini gosteren rontgen raporudur.Her mektup,ahlaki durumunu gosteren birer senettir.

Evet her mektup serefin ve iffetin iflas ettigine dair bir belgedir.Her mektup,idam hukmu giyen mahkumun infaz fermani gibidir!

2-Fotaraf vermek ve hatira fotarafi cektirmek!Her fotaraf,ahlakin cesitli yonlerini gosteren gonul rontgeninin filmi gibidir.Bir mektup ve bir fotaraf ahlakini gosteren film ile raporudur.

3-Sevgi ve ask uzerine hic kimseyle konusma!Her konusulan yuregine ok gibi saplanir ve yara acar.Sen en gizli yabanci bir semtte dahi olsan,mutlaka seni taniyan birisi gorecektir.Ve her goren senin namusunu parcalamaya calisacaktir!

4-Seni cok seviyorum.Sensiz yasiyamam!diyen ve gonlunu avutmak isteyen sahte asiklarin sozune kanma!Butun hevesi seni kirletmektir!

Bilenlere sor tecrube et!Genclik yillarinda ister serbest hayatta olsun ister tahsil hayatinda olsun boyle ask hayati yasayip sevisenlerin evlendigi gorulmusmu?Evlenemezler!Cunku ilk mektubu kendisinede yazdigini bilse dahi,senin namusunu lekeli gorup seni kotu ve ahlaksiz olarak bilir ve namuslu kiz mektuplasmaz der!!!!!

5-Yollarda giderken cok ciddi ol.Gelen gencin yuzune bakma!Hele gozlerinin icine hic bakma!
Hangi sekilde olursa olsun sakin gulme!

6-Adi cikmis kimselerle yan tarafindaki komsuya dahi gitme,seninle samimi oldugunu soyleseler dahi reddet!

7-Sevdigin gence,niyetinde samimi,ciddi,durust,hic umut etmem diyerek namus ve iffet anahtarini sakin verme!Ayni anahtardan cogaltarak ahlak ve namus diye bir sey birakmazlar.Yuvan da yikilir,sihhatinde bozulur!Rezil rusvay oldugun gibi,dunyayada geldigine de pisman olursun!

8-Sevgili kizim!Ahlak,namus,seref,haysiyet ve terbiye…..Bunlarin hepsi yalvarmakla,yorulmakla ve cok paralar sarf edilmekle elde edilmez.

Iste o senin namusunu lekeleyen kimse,obur tarafta gidip ahlak ve namusda temiz olana yalvarmakla ve binlerce lira sarf etmek suretiyle onu alir.Seni, dugunu baslayincaya kadar “alicagim” diyerek oyalar ve istikbalini oldurur.

Senin ve ailenin her bakimdan munasip gordugu bir genc,evlenmek icin talip cikmistir.Sizin icin en iyi bir firsattir.Ama bunu duyan senin eski asigin mektup ve fotorafini aldigi gibi,seni alacak olan cocugun karsisina cikar.Iste firsat kacti!Eger her cikan nasibine boyle yaparsa!ki yapabilir,mahvoldun!!!Istikbalin sondu demektir.Bilhassa ahlak ve namusda islenilen hatanin tamirine imkan yoktur!

Sevgili kizim iste bunlari dusunerek:Ister fakir ol,ister sima bakimindan cirkin ol,bunlarin hic kiymeti yok!Yanliz sen kendini koruyan namuslu lekesiz ol!Terbiyen yerinde olsun.Seni almak icin hayalinden bile geciremiyecegin kimseler talip olur.Yeterki kendini kapali tut,iffetini koru,Dinine iyi saril,ibadetlerini muntazam yap! Daima kendini duadan unutma!Allah’a dua ve niyazda bulunarak salih,sadik ve has kullarini nasip etmesi icin dua et!Her seyi ondan iste!Gecte olsa her sey senin istedigin gibi olur!Sabirli ol!Bu hakikattan ayrilma!

Arkadaslarin seni bu halinde belki kucuk ve pisirik hakir gorurler.Ama,sen bu yoldan ayrilma!
Sonunda sana gipta ile bakacaklardir!Hakir ve zelil olacak olanlar yine kendileridir!

Sevgili kizim! Bu nasihatleri kendin ve annen baban icin ve en onemlisi Dinin, serefin icin tut!!!!!!

Yazı kategorisi: TÜRK GENÇLİĞİ | » yorum bırak;